Cuma Hutbesi 23 Temmuz 2021!

Cuma hutbesi, her hafta olduğu gibi bu hafta da Perşembe akşamı yayınlandı.

Cuma Hutbesi 23 Temmuz 2021!
23 Temmuz 2021 - 09:51

Cuma hutbesi, her hafta olduğu gibi bu hafta da Perşembe akşamı yayınlandı. Cuma hutbesi, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanarak devlete ait sitesi üzerinden açıklanıyor. 23 Temmuz 2021 tarihli Cuma Hutbesi'nin konusu "Müslüman'ın Müslüman Üzerindeki Hakları" oldu. İşte Cuma Hutbesi...

DİYANET CUMA HUTBESİ 23 TEMMUZ 2021

CUMA HUTBESİ'NİN KONUSU: "Müslüman'ın Müslüman Üzerindeki Hakları"

Ulu Rabbimize hamd ü sena olsun ki böylesine hoş bir Kurban Bayramını daha sezgi ediyoruz. Birlik ve beraberliğimizi perçinlediğimiz bayram namazımızı eda ettik. İslam ’ın nişanelerinden biri olan kurbanlarımızı Cenâb-ı Mevla ’mıza ibraz ettik. Rabbim kabul buyursun.

Bayramlar, bir yana Rabbimize kulluğumuzu talep etme, diğer yandan da birbirimizin gönlünü kazanma, kardeşliğimizi pekiştirme günleridir. Geliniz, bu Cuma günü Resûl-i Ekrem (s.a.s) ’in asırlar öncesinden tarif ettiği kardeşlik ahlakına kulak verelim.

Peygamber Efendimiz (s.a.s), Müslümanları birbirlerine bağlayan ve muhabbete dayalı ilişkiler kurmalarına vesile olan güzellikleri şöyle haber vermiştir: “Müslüman ’ın Müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selâmı olmak, hastayı ziyarete gitmek, cenazeye bulunma, davete icabet etmek ve aksırana dua etmek.”1

Evet, Peygamberimiz (s.a.s) ’in öğütlediği ilk devir, Müslümanların birbirlerine selamlama vermesidir. Selamlama; gönülden gönüle muhabbet köprüsü kurmaya vesile olur. Güven ve huzuru gerçekleştirmenin, dostluk ve kardeşliği pekiştirmenin yoludur. İmanın gereği, güvenin teminatı ve sevginin kemalidir selam.

Allah Resûlü (s.a.s) ’in öğütlediği ikinci görev, hasta ziyaretidir. Sağlığımızı her an kaybedebileceğimizi ve birbirimize muhtaç olduğumuzu hatırlatan bu ziyaret, Yüce Rabbimizin ölümsüz rahmetine ulaşmaya vesiledir. Allah rızası için hasta ziyaretinde yer alan müminler için melekler şöyle dua ederler: “Ne iyi ettin! Attığın adımlar bahtı açık olsun, cennette bir yerin yuvan olsun.”2

Resûl-i Ekrem (s.a.s) ’in öğütlediği üçüncü tahsis, cenazeye iştirak etmektir. Kardeşimizin cenaze namazını kılmak, onun için hüsn-i şehadette bulunmak, defnetmek ve yakınlarına taziyede bulunmak ayrıca dini hem de insani bir vazifedir. Fakat, bu vazifeyi yerine getirirken de günümüz şartlarının gerektirdiği sosyal uzaklık ve maske gibi tedbirlere adapte etmek, hem kendimiz, hem de çevremizdekilerin sağlığı açısından siklet arz etmektedir. defalarca olduğu gibi hazin gününde de mümin, Rahman olan Rabbine sığınır. Ulu Allah ’ı memnun eden şu ilâhi kelamla avunma bulur: إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ “Kuşkusuz biz Allah ’a aitiz ve emin ancak O ’na döneceğiz.”3

Peygamber Efendimizin öğütlediği dördüncü tahsis, davete icabet etmektir. Bir Müslümanın, şartlar ve imkânlar ölçüsünde gösteri edildiği yere icabet edip kardeşinin gönlünü kazanması Peygamber ahlakındandır.

Sevgili Peygamberimizin öğütlediği beşinci atama ise, aksırdığında kardeşimize dua etmektir. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s), aksıran bir mümin ile ona şahit olan öteki müminin iki taraflı olarak birbirleri hakkında sağlık durumu ve hidayet temennilerinde bulunmalarını şöyle öğütlemiştir: “Biriniz aksırdığı vakit اَْلْحَمْدُ لِلَّهِ desin. Mümin kardeşi da ona يَرْحَمُكَ اللَّه ‘Allah sana acıma etsin ’ diyerek karşılık versin. Aksıran, bu kere يَهْدِيكُمُ اللَّه وَْيُصْلِحُ بَالَكُمْ ‘Allah sizlere hidayet eylesin ve hâlinizi, işinizi de iyileştirsin ’ desin.”4

Elbette kardeşlik hukukumuz bu beş görevle sınırlı değildir. Ailemize, komşumuza, akrabamıza iyilikte bulunmak, yetimlere kol kanat germek, gereklilik sahiplerini gözetmek gibi sorumluluklarımız da bulunmaktadır.

O halde geliniz, birbirimizden sevgimizi, şefkatimizi ve merhametimizi esirgemeyelim. Kardeşlerimizin sevinçlerini paylaşalım, hüzünlerine iki taraflı olalım. Son nefesimize kadar kardeşlik ahlakına ve hukukuna riayet etmeye gayret gösterelim.

Hutbemi Rabbimizin Kur ’an-ı Kerim ’de bize öğrettiği şu dua ile bitiriyorum: “Rabbimiz, bizi ve bizden önceki iman etmiş kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma. Şüphesiz sen fazla şefkatlisin, fazla merhametlisin.”5

1 Buhârî, Cenâiz, 2.

2 Tirmizi, Birr, 64.

3 Bakara, 2/156.

4 Buhârî, Edeb, 126.

5 Haşr, 59/10.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Geniş bir şekilde Haberin detayları ve bilgisi verildi.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum